Susurluk’ta Federasyona akredite olmuş bir kulüp ve muntazam bir moto-kros parkuru var. Geçen yıl burada hararetli yarışlar düzenlenmiş kırık çıkıklarla yarış bitiren azimli yarışçıların hikayeleri anlatılagelmişti.
Belediye bu konuda çok arzulu davranmış ve sonuçta fevkalade bir moto-kros pisti ortaya çıkmış.
Biz de buraya antrenmana gelecek moto-krosçuları izlemeye geldik.
Motorlarımızı park ettiğimiz noktaya en yakın rampa bizimkilerin ilgisini çekti hemen. Sonradan moto-kros harici hiçbir vasıtanın girişine izin verilmediğini öğrendiğimiz bu alanda eğlenmek isteyenler oldu aramızdan.
Önce Serkan dikkatle çıktı:

Sonra da İlkay şova başladı…

Açıkçası antrenmana gelecek asgari 5-10 sporcu bekliyordum ama, karşımıza iki tane eski tüfek sporcu (biri de şampiyon üstelik) çıktı. Sıfır bir CRF 450 ile toprak üzerindeyken burada karşılaşmış olduk. Hüseyin Neziroğlu gazlamak üzere…

O yola çıkmadan, biraz da motora yakın çekim baktım. Yan sehpa bile yok yahu, elinde taşıdığın demirle duruyor bu!

Katlanır vites başlığı hoş.

Diğer abimiz ise Nejat Süter!

İki çılgın verdiler gazı... Daha pro olan Hüseyin bey adeta hiç durmadan uçtu. Sizi fotolarıyla başbaşa bırakıyorum:



Motor sesine doyurdular bizi sağolsunlar...
Ben de gaza gelip bir fotoğraf çektireyim dedim

.

Abi bu ne ya! Sert şekilde bu seleye düşsem, cerrahi müdahale gerekebilir

...

...
Bu arada pisti küçük bir şampiyonda paylaşıyordu.

Fakat motoru yağsız kalmış keyfi yarım kaldı! Yardıma koşan Hayati Usta'nın yanında belki geleceğin Dakar fatihi poz veriyordu:

Nejat abiden kulüp ve sporcular hakkında bilgi aldık.

Susurluk Türkiye'de moto-kros konusunda altı spor kulübünden biriymiş. Hüseyin bey aslen İstanbul'da yaşamasına rağmen Susurluk adına yarışıyormuş.
Bu moto-kros işi hakikaten bir alem. Bu rampalarla tatmin olmayan bir iki sporcu kendilerine Susurluk çayı boyunda bir yerlerde Free-style rampası kurmuşlar, orada uçuşa geçiyorlarmış. Bu arada özel motorlar haricinde piste giriş yasakmış. Daha şimdiden onlarca mobilet burada pert olmuş

...
Motorlara bakıp keşke düşük cc'li ancak orta-yüksek beygirli, örn. 20-25HP, motorlar yapılsa dedim. Böylece hem sportif delilikler ve gündelik hayat birlikte tek motorda halledilebilirdi. Hayatı asfalt zeminde geçen Batılılar SM motorları bu amaçla mı ürettiler, kullanıyorlar acaba?
Şahsen kilom bu işe hiiç müsait değil. Bildiğin göbekli GS sürücüsüyüm ben. Patates-ketçap-bira

, dön yavrum şu virajı, ohhhh tekerin dert görmesin hesabı!

Yine de 25 HP bir zarganam olsun istedim. Yalan yok...
Grup biraz daha oyalanır diye, Namık ağamla yola önden çıktık. Taşraya dahi ulaşmış küresel ekonomiye

birer cafe latte çekerek destek verdik

.
Sonrasında biraz konvoylu bir trafikte eve dönüşe geçtik. Keyifli bir gün daha geçirmiştik

...